<?xml version="1.0" encoding="utf-8"?>
<rss version="2.0" xml:base="http://www.sahici.org" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/">
<channel>
 <title>Sahici - Futbol</title>
 <link>http://www.sahici.org/taxonomy/term/19/0</link>
 <description></description>
 <language>tr</language>
<item>
 <title>Milan, Kesinlikle</title>
 <link>http://www.sahici.org/node/2</link>
 <description>&lt;p&gt;&lt;strong&gt;Toni Negri&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;
Afallamış ve şaşkın bir haldeyim. Onbeş yıllık siyasi sürgün döneminin ardından, Paris&#039;ten Roma&#039;ya döndüm. &lt;img src=&quot;http://www.korotonomedya.net/medya/files/negri.jpg&quot; style=&quot;float:left; margin:5px 5px 5px 5px;&quot; alt=&quot;&quot;&gt; Benimle İtalyan adaleti arasında kapatılmamış bazı eski hesaplardan dolayı tatilimi orada, hapiste geçiriyorum. Ama beni afallatan ve şaşkınlığa düşüren bu değil: hapishane sürgüne gitmeden öncekinin tıpkı aynısı. Öte taraftan, İtalyan toplumunda son onbeş yıl boyunca çok daha önemli bir şey değişime uğramış: o da futbol, o kadar ki, hiç bir şey anlayamaz haldeyim artık. İçine düşmüş olduğum bunalım çok derin ve sakın dalga geçtiğimi ya da abarttığımı sanmayın. İyi bilinir ki İtalya&#039;da, yaşayabilmek için futbolun havasını solumayı bilmek gerekiyor. Bu ideal bir havadır, özgül bir jestle kurulur Calcio&#039;nun bir takımının taraftarı (tifoso) olmaya dayanır. Bir klubün böylece taraftarı olmaktan bir hayat anlayışı ve bir değerler dünyası türeyecektir. Paris-VIII Üniversitesi&#039;nde ders verdiğim sıralarda Olympique Marseille&#039;in veya Paris Saint-Germain&#039;in durumunu bölüm sekreteri   Hélène dışında kimseyle tartışamıyordum, öteki hocaların hiç ipledikleri yoktu... Burada Roma&#039;da, hapishanede, bütün tutuklular, gardiyanlar, memurlar ve ziyaretçiler, lig maçlarını takip eden her Pazartesi ya da Kupa maçlarını takip eden her Perşembe günü konuşmaya kaçınılmaz olarak futboldan başlıyorlar. Hapishanenin dışında da durum aynı. Dünyanın başka herhangi bir yerinde bir café&#039;nin müşterileri havaların nasıl gittiğinden de bahsedebilecek haldeyken, burada Juventus, Inter, Napoli hakkında tartışıp, tarihi yeniden yazıp, yeni sıralamalar uydurup duruyorlar... İtalyanlar gırtlaklarına kadar futbola batmış durumdalar. Afallamam ve şaşkınlığım işte bu bataklıktan geliyor: hüzünlü de olsa her şeyin değiştiğini kabul etmek zorundayım. Sorun Calcio&#039;nun artık en üstün değere sahip olmaması değil, kesinliklerin epeydir yıkıma uğramış olması. Bu uygarlığın gerçek bir bunalımı. Bu değerler bunalımının, kesinliklerin bu altüst oluşunun üç örneğini vereceğim: Eskiden, hangi klübün taraftarı olacağını seçerken (ya da aileden devralırken) insanlar neye göre karar alacaklarını bilirlerdi.  Milan AC, Torino ve Roma kent proletaryasının &quot;kızıl&quot; takımlarıydılar. Öte taraftan Inter Milan, Juventus ve Lazio patronların takımıydı: Milan&#039;ın büyük finans burjuvazisinin, Agnelli ailesinin ve Torino&#039;daki Fiat grubunun, Roma&#039;nın mülk sahibi aristokrasisinin... Maça gitmek hangi sınıfa ait olduğunun bilincine varmaktı, &quot;tifo&quot;yla özgül bir kent kültürünü ifade etmekti, bir kimlik kavgası vermekti. Bu iman kuşaktan kuşağa geçiyordu. Kızıl-siyah giysiler içinde çocukken babamla birlikte Milan AC&#039;nin maçlarına giderdik ve yetmişli yıllarda (ama buınu yargıçlarıma söylemeyin sakın!) Milan kopunun, &quot;Kızıl-Kara Tugayların&quot; kurucuları arasındaydım...&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;&lt;a href=&quot;http://www.sahici.org/node/2&quot;&gt;devamını oku&lt;/a&gt;&lt;/p&gt;</description>
 <category domain="http://www.sahici.org/taxonomy/term/19">Futbol</category>
 <pubDate>Wed, 31 May 2006 04:50:33 +0300</pubDate>
 <dc:creator>igus</dc:creator>
 <guid isPermaLink="false">2 at http://www.sahici.org</guid>
</item>
</channel>
</rss>
