Gezintiyi atla.
Ana sayfa
İçeriği gözle

Kitap

28 Haziran 2006

Fizik Postmodernizmi Yapıbozuyor!

Çimen Günay
Alan Sokal ve Jean Bricmont.
Son Moda Saçmalar: Postmodern Aydınların Bilimi Kötüye Kullanmaları.
Çevirenler: Memet Baydur ve Ongun Onaran.
İstanbul: İletişim Yayınları, 2002. 310 s.

[1] Fizikçi Alan Sokal, 1996 yılında ünlü kültür araştırmaları dergisi Social Text’e , “Sınırların Aşımı: Kuantum Yerçekiminin Dönüşümsel Bir Betimlemesine Doğru” başlıklı bir yazı gönderir ve makalenin kabul edilip, üstüne üstlük postmodernizm eleştirilerine cevap veren özel bir sayıda yayınlanmasının ardından, Lingua Franca dergisine gönderdiği bir başka yazıda, makalesinin baştan aşağı saçmalıklarla dolu, birbirini değilleyen önermeler içeren ve postmodernizmin maskesini düşürmek için yazılmış hileli bir yazı olduğunu açıklar. Sokal ve onu destekleyenler, aralarında Social Text dergisi editörleri ve derginin yönetimini üstlenen üniversitenin (Duke Üniversitesi) önde gelen profesörlerinin de bulunduğu bir grupla çetin bir kavgaya tutuşur. Sokal hileli makalesiyle postmodernizm taraftarlarının anlaşılmaz üslup ve belirsizliği besleyen sözcük oyunlarından medet umduklarını kanıtladığını iddia ederken, karşı taraf da Sokal’ın etik davranmadığını ve sosyal bilimlerin nesnel gerçeklik olarak sunulan kimi kavramları sorunsallaştırmasını işine geldiği gibi yorumladığını ileri sürer.


28 Haziran 2006

Tanrı, AIDS, Terör: Korkunun Yüzleri

Çimen Günay
Joanna_BurkeJoanna Bourke.
Korku: Kültürel Bir Tarih (Fear: A Cultural History)
Londra: Virago, 2005. 500 s.

[1] Türkiye'de, Birinci-İkinci Dünya savaşları veya Vietnam savaşında aktif olarak görev almış askerlerin günlükleri, özel yazışmaları ve raporlarından hareketle, erkeklerin savaş alanında şiddete yatkın “avcı”lara dönüşmesini ele aldığı Öldürmenin Mahrem Tarihi başlıklı kitabı ile tanıdığımız tarihçi Joanna Bourke, henüz dilimize çevrilmemiş son kitabı Korku’da bu duygunun tarihçesini kurma çabasına girişiyor ve İngiltere ile Amerika Birleşik Devletleri’ni temel alarak son yüz elli yıla damgasını vuran korkuları inceliyor.

[2] Korku, 1860’larda elektrik akımı vererek insanların yüzlerinde çeşitli duygusal ifadeler yakalamak için çalışmalar yapan Fransız nörofizyolog Duchenne de Boulogne’dan 11 Eylül sonrasında Batılı toplumları etkisi altına alan korku atmosferine pek çok farklı konuya değinen bir kültürel tarih okuması. Bir uçtan diğer uca giderken, Darwin’in duyguların ifadesi üzerine yazdıkları (15), din adamları tarafından yapılan ölümden sonraki hayat açıklamaları (44), Afrika kökenli Amerikalıların yüz kaslarının beyaz Amerikalılardan daha “kalın” olduğunu ve dolayısıyla bu kişilerin “modern ve hassas duyguların ifadesinde yetersiz” olduklarını iddia eden (64) bilimsel makaleler gibi, korku ile ilgili psikolojik deneyleri ve yaygın inanışları da içine alan konularda farklı otoriter seslerin birbirini izlediği bir patikada ilerleyen Bourke, 19. yüzyıldan bu yana, hangi korkuların kanıksandığını ve nelerin insanoğlu için dehşetengiz olmaya devam ettiğini sorguluyor.


28 Haziran 2006

Modern Beden, Postmodern Ben

Çimen Günay
Yasar_CabukluYaşar Çabuklu.
Toplumsalın Sınırında Beden.
İstanbul: Kanat Kitap, Ekim 2004. 177s.

[1] Türkiye’nin kültürel coğrafyasında hem sakınılan hem de abartılı biçimlerde görünür kılınan, cazibesiyle iştah kabartan ve aynı zamanda acımasız cezaların hedef tahtası olan beden, başlı başına karmaşık bir problem. “Şiddet”in bu ülkenin insanlarının kendi bedenleriyle, çevrelerindeki yetişkinlerin ve hatta çocukların bedenleriyle kurdukları ilişkinin önemli bir boyutunu oluşturduğunu konserlerde kendilerini jiletleyen delikanlıları, işkence mağdurlarını, namus davasında burnu kesilen kadınları ve yuvalar ile okullarda dayaktan geçirilen çocukları gördükçe daha da dehşetle kavrıyoruz. Beden algısı kadar benlik algısı da türlü travmalara uğramış bir ülkenin insanları olarak bu düzen karşısında karamsarlığa kapılmamak elde değil; ancak bu mutsuzluk hali değişimi ve dönüşümü bir umut olarak içimizde taşımamıza engel olmuyor. Yaşar Çabuklu’nun bedenin hallerine odaklanan yazılarını topladığı son kitabı da muhalefete, yeni ve belki de yurtsuz kolektivitelere ilişkin böylesi bir umudu dillendiriyor.


3 Haziran 2006

Marksizm ve Ahlâk

Özgür Gökmen

Steven Lukes.
Marksizm ve Ahlâk, çeviren Osman Akınhay.
İstanbul: Ayrıntı Yayınları, 1998, 206 s.

[1] Amaçlar ve araçlar arasındaki ilişkinin, yani amaçların araçları meşru kılıp kılamayacağı ya da tasarlanmış amaçlara ulaşmak için neyin yapılması ya da yapılmaması gerektiği türünden sorunların, birçok siyasal kuram gibi Marksizm için de hayatî bir öneme sahip olduğu tartışılageldi. Bu tartışma, yaşanan pratiklerden sonra, günümüzde etik ile siyaset arasındaki bağın yeniden kurulması gerekliliği çerçevesinde şekillenen daha geniş kapsamlı bir tartışma içinde sahip olduğu önemi koruyor.

[2] Steven Lukes, belki de bu meseleyle olan temel derdini vurgulayabilmek için, uzunca üç epigrafla başlar kitabına. Brecht'e ait olan ilk iki alıntı, dikkatlerimizi, şairin farklı tarihsel dönemlerde söz konusu ilişkiye dair söyledikleri arasındaki karşıtlığa yöneltir: "En sonunda, dünyayı değiştirebileceksen, nedir/Kasaba sarıl, ama/Dünyayı değiştir: buna ihtiyacı var!" (1929-30); "Nefret, cimrilikten bile olsa,/Yüzü çirkinleştirir./Öfke, adaletsizliğe bile olsa,/Sesi kabalaştırır." (1938)


3 Haziran 2006

100 Yıl Sonra Wobblies

Özgür Gökmen

Wobblies!
A Graphic History of the Industrial Workers of the World
Derleyenler, Paul Buhle ve Nicole Schulman
Londra: Verso, 2005, ISBN 1844675254, 306 sayfa.


War of the Classes
Jack London
Londra: Mills & Boon, 1905, 188 sayfa.



İşçi sınıfının işveren sınıfıyla ortak hiçbir yanı yoktur." --IWW

New York'taki toplu taşıma grevini duydunuz mu? Ya Starbucks grevini? Hani şu Türkiye'de de açıldığı vakit, çok satan gazetelerde, "Efendim, kahve nasıl içilmeli," diye hakkında günlerce haberler yapılıp göklere çıkarılan Starbucks'a karşı devam eden grevi? O zaman belki IWW'nun, Dünya Sınaî İşçileri'nin, ismini de duymuşsunuzdur.


İçeriği gözle