31 Ağustos 2006
An E-Mail Regarding Deep Concerns About Public Safety
Aras Özgün
In the light of last weeks foiled bomb plot in Britain, I want to share certain deep concerns about public safety with you, and suggest some possible solutions.
»» devamını oku
19 Ağustos 2006
Meksika'da Demokratik Başkanlık Seçimi Mi?
Enrique García
Meksika’da, altı sene önce, sağcı Milli Harekât Partisi (Partido Acción Nacional, PAN), Meksika Devrimi’ni gerçekleştiren siyasal sınıfı, en azından devrimin ilk zamanlarında, temsil eden partinin dünya çapında meşhur yetmiş yıllık iktidarının ardından başkanlık seçimlerini kazandı. Dünyadaki muhafazakâr medyanın büyük kısmı o vakit bu olayı Latin Amerika'nın bu önemli ülkesinde temiz ve adil seçimlerin işareti olarak pazarlamıştı. Ne var ki seçimlerin genel geçer medya tarafından elbette yansıtılmayan karanlıkta kalmış yönleri vardı.
»» devamını oku
29 Haziran 2006
Postmodern Darbeye Direnen Roman: Bin Hüzünlü Haz’da Belirsizliğin Bilgeliği
Çimen Günay

Çin
Güneşten sonraki üçüncü dünyada yaşıyoruz. Üç Numarada. Kimse bize ne yapacağımızı söylemiyor./ Bize saymayı öğreten insanlar çok nazik davrandılar. / Her zaman gitme zamanıdır. / Yağmur yağarsa, şemsiyen ya vardır ya da yok. / Rüzgar şapkanı uçuruyor. / Güneş de doğar. / Keşke yıldızlar bizi birbirlerine tarif etmeseler; keşke bunu kendimiz yapsak. / Gölgenin önünden koş. / Hiç olmazsa on yılda bir göğü gösteren kızkardeş iyi bir kızkardeştir. / Manzara motorize. / Tren gittiği yere götürür seni. / Sular arasında köprüler. / Geniş beton düzlüklerde uçağa doğru başıbozuk yürüyen ahali. / Sen ortadan kaybolduğunda şapkanla ayakkabılarının neye benzeyeceğini unutma. / Havada yüzen sözcükler bile mavi gölge yapar. / Tadı güzelse yeriz. / Yapraklar düşüyor. Meseleleri izah et. / Lüzumlu şeyleri topla. / Hey Biliyor Musun? Neyi? Konuşmayı Öğrendim. Harika. / Kafası tamamlanmamış kişi gözyaşlarına boğuldu. / Düşerken bebek ne yapabilirdi? Hiçbir şey. / Yat uyu. / Şortla harika görünüyorsun. Bayrak da harika görünüyor. / Herkes patlamalara bayıldı. / Uyanma vakti. / Ama rüyalara alışsan daha iyi.
Bob Perelman. Primer
»» devamını oku
28 Haziran 2006
Fizik Postmodernizmi Yapıbozuyor!
Çimen Günay
Alan Sokal ve Jean Bricmont.
Son Moda Saçmalar: Postmodern Aydınların Bilimi Kötüye Kullanmaları.
Çevirenler: Memet Baydur ve Ongun Onaran.
İstanbul: İletişim Yayınları, 2002. 310 s.
[1] Fizikçi Alan Sokal, 1996 yılında ünlü kültür araştırmaları dergisi Social Text’e , “Sınırların Aşımı: Kuantum Yerçekiminin Dönüşümsel Bir Betimlemesine Doğru” başlıklı bir yazı gönderir ve makalenin kabul edilip, üstüne üstlük postmodernizm eleştirilerine cevap veren özel bir sayıda yayınlanmasının ardından, Lingua Franca dergisine gönderdiği bir başka yazıda, makalesinin baştan aşağı saçmalıklarla dolu, birbirini değilleyen önermeler içeren ve postmodernizmin maskesini düşürmek için yazılmış hileli bir yazı olduğunu açıklar. Sokal ve onu destekleyenler, aralarında Social Text dergisi editörleri ve derginin yönetimini üstlenen üniversitenin (Duke Üniversitesi) önde gelen profesörlerinin de bulunduğu bir grupla çetin bir kavgaya tutuşur. Sokal hileli makalesiyle postmodernizm taraftarlarının anlaşılmaz üslup ve belirsizliği besleyen sözcük oyunlarından medet umduklarını kanıtladığını iddia ederken, karşı taraf da Sokal’ın etik davranmadığını ve sosyal bilimlerin nesnel gerçeklik olarak sunulan kimi kavramları sorunsallaştırmasını işine geldiği gibi yorumladığını ileri sürer.
»» devamını oku
28 Haziran 2006
Tanrı, AIDS, Terör: Korkunun Yüzleri
Çimen Günay
Joanna Bourke.
Korku: Kültürel Bir Tarih (Fear: A Cultural History)
Londra: Virago, 2005. 500 s.
[1] Türkiye'de, Birinci-İkinci Dünya savaşları veya Vietnam savaşında aktif olarak görev almış askerlerin günlükleri, özel yazışmaları ve raporlarından hareketle, erkeklerin savaş alanında şiddete yatkın “avcı”lara dönüşmesini ele aldığı Öldürmenin Mahrem Tarihi başlıklı kitabı ile tanıdığımız tarihçi Joanna Bourke, henüz dilimize çevrilmemiş son kitabı Korku’da bu duygunun tarihçesini kurma çabasına girişiyor ve İngiltere ile Amerika Birleşik Devletleri’ni temel alarak son yüz elli yıla damgasını vuran korkuları inceliyor.
[2] Korku, 1860’larda elektrik akımı vererek insanların yüzlerinde çeşitli duygusal ifadeler yakalamak için çalışmalar yapan Fransız nörofizyolog Duchenne de Boulogne’dan 11 Eylül sonrasında Batılı toplumları etkisi altına alan korku atmosferine pek çok farklı konuya değinen bir kültürel tarih okuması. Bir uçtan diğer uca giderken, Darwin’in duyguların ifadesi üzerine yazdıkları (15), din adamları tarafından yapılan ölümden sonraki hayat açıklamaları (44), Afrika kökenli Amerikalıların yüz kaslarının beyaz Amerikalılardan daha “kalın” olduğunu ve dolayısıyla bu kişilerin “modern ve hassas duyguların ifadesinde yetersiz” olduklarını iddia eden (64) bilimsel makaleler gibi, korku ile ilgili psikolojik deneyleri ve yaygın inanışları da içine alan konularda farklı otoriter seslerin birbirini izlediği bir patikada ilerleyen Bourke, 19. yüzyıldan bu yana, hangi korkuların kanıksandığını ve nelerin insanoğlu için dehşetengiz olmaya devam ettiğini sorguluyor.
»» devamını oku
